Avrupa kıtasının güneydoğusunda yer alan topraklara Balkanlar, Balkan Yarımadası ya da Güneydoğu Avrupa denilir. Bölge Avrupa'nın en yoksul, geri kalmış ve sorunlu yerlerinin başında gelir. Bölgenin adı olan Balkan kelimesi Türkçedir ve dağ anlamındadır.
Balkanlar'da bulunan başlıca devletler; Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Kosova (17 Şubat 2008 Türkiye saati ile saat 16:39'da tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti), Sırbistan, Karadağ ve Bosna-Hersek'tir. Türkiye, Balkan Yarımadası'nda bir miktar toprağı olduğundan ve Romanya, Hırvatistan, Slovenya, Macaristan ve Moldova ise tarihî bağlarından ötürü bazen Balkan ülkesi sayılırlar. Balkanlar’a kötü ünü, bölgede yaşanan savaşlar ve katliamlar vermiştir. Bölge, birçok ulusun, kültürün ve dinin yaşadığı bir yerdir.
değiştir Tarihi
Tarih boyunca Avrupa'nın hiçbir bölgesi Balkan Yarımadası kadar saldırı, istila ve işgale uğramamıştır. Bölge Persler, Makedonyalılar, Arnavutlar, Romalılar, Bizanslılar, Hunlar, Avarlar, Bulgarlar, Sırplar, Türkler, Avusturyalılar ve daha başka uluslar tarafından uzun yıllar boyunca yönetildi. Balkanlar'ın yerli halkı olan topluluklar kısa süreli dönemler hariç tarih boyunca hep başka milletlerin idaresi altında yaşadılar.
14. yüzyıl ortalarında Müslüman Türklerin Rumeli'ye geçişi Balkanlar'ın tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Osmanlılar, Balkan Yarımadası'na ayak bastıklarında bölgede, kendilerine karşı gelebilecek ne güçlü bir siyasî birlik ne de güçlü bir devlet bulunmaktaydı. O dönem Balkanlar'ın en güçlü devleti olan Sırp Krallığı bile Osmanlıların askerî gücüne dayanamayarak 15. yüzyıl ortalarında çöktü.
Osmanlıların,Trakya'ya ayak bastıktan sonra bölgede yavaş yavaş ilerlemeye başlaması,ayrıca Bizans İmparatorluğu'nun Türkler karşısındaki aciz durumu ve buna mukabil Balkan devletlerini kışkırtması;aralarında çeşitli dinî, siyasî, askerî vb. sorunlar olan Balkan halklarının (Bulgarlar, Sırplar, Arnavutlar,Bosnalılar, Eflaklılar, Boğdanlılar, Hırvatlar, Slovenler) bu sorunlarını bir kenara bırakıp yaklaşan "Türk" tehlikesine karşı birleşerek kutsal ittifak kurmalarına sebep oldu. Kutsal ittifak kuvvetlerine,Balkan devletleri dışında zaman zaman, bölgenin hamiliği rolünü üstlenen Macar Krallığı doğrudan İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya, Lehistan(Polonya) ve İskoçya gibi çeşitli Avrupa ülkeleri de bir miktar asker göndererek dolaylı yönden iştirak ettiler.
Haçlı Orduları ile Osmanlılar arasında 14. yüzyıl ortalarında Sırpsındığı Savaşı (1364) ile başlayan çatışmalar I. Kosova Savaşı (1389), Niğbolu Savaşı (1396), Varna Savaşı (1444) ve son olarak da II. Kosova Savaşı (1448) ile 15.yüzyıl ortalarına kadar devam etti.
II. Kosova Savaşı'nın kaybedilmesi Balkan uluslarının Türklere karşı direnişinin kesin olarak sona ermesine neden oldu. Bölge bu savaştan 17. yüzyıl sonlarındaki II. Viyana Kuşatması’na kadar Osmanlı idaresinde geçirilen diğer dönemlere oranla,daha sakin ve huzurlu bir dönem geçirdi.Bunda o dönem ki Osmanlı yöneticilerinin bölgeden yalnızca bir miktar vergi almayı yeterli görmesi ve halkın gelenek,görenek,inanç ve ibadet olarak ifade edebileceğimiz yaşam tarzına karışmaması önemli bir yere sahiptir. Ayrıca, bundan önceki yerel yöneticilerin baskı,zulüm,adaletsizlik ve ağır vergileri altında ezilen bölge halkının Osmanlıların buraya getirdiği barış,huzur,adalet ve oluşturdukları hoşgörü ortamını beğenmeleri ve benimsemeleri;bölgede çok güçlü bir yönetim kurulması;O dönem de Osmanlıların siyasi,askeri ve ekonomik açıdan gücünün doruğunda olması vs. yarımadada 15. yüzyıl ortalarından başlayıp 17. yüzyıl sonlarına kadar devam eden huzur ve sakinliği açıklamakta kullanılabilir.
II. Viyana Kuşatması'nda Osmanlılar'ın uğradığı ağır yenilgi hem Türkler,hem Avrupalılar,hem de Balkan ulusları için önemli bir dönüm noktası oldu.Avrupalılar artık,Türkleri yenilmez korkunç bir güç olarak görmüyorlardı.Aralarında kutsal bir ittifak kurarak Osmanlılar'a karşı saldırıya geçtiler.Avrupalı müttefiklerle Türkler arasında ki çok kanlı ve uzun savaşlar(1683-1699),Türklerin 1699 Karlofça Antlaşması'nı imzalayarak pes etmesiyle sona erdi.
Karlofça antlaşması sonrası Osmanlı'dan kopardığı toprak parçalarıyla Balkanlar'a komşu olan Avusturya ve Doğu Avrupa'da Deli Petro tarafından gerçekleştirilen Reformlarla büyük bir güç olarak ortaya çıkan Rusya 18.y.y dan itibaren Balkanlar'daki halkları kendi çıkarları doğrultusunda ve Osmanlı Devleti'ni zayıflatmak amacıyla kışkırtmaya ve ayaklandırmaya başladılar.18.y.y da meydana gelen isyanlar 19.y.y da meydana gelen ayaklanmalara nazaran daha küçük çapta ve kısa süreli olmalarına rağmen.18.y.y isyanlarını,19.y.y da meydana gelecek daha büyük çapta,uzun süreli ve sistematik ayaklanmalara hazırlık niteliğinde kabul edebiliriz.
19.y.y'ı Osmanlı Devleti için ayaklanmalar yüzyılı olarak kabul edebiliriz.Özellikle Balkan topraklarında meydana gelen isyanlar,devletin günden güne zayıflamasına ve sonunda parçalanmaya kadar varan bir sürece götürmüştür.1789'da meydana gelen Fransız İhtilalı Avrupa'da eşitlik,adalet,özgürlük,bağımsızlık,anayasacılık vb. birçok yeni düşüncenin ortaya çıkmasına ve kısa sürede tüm dünya'da hızla yayılmasına neden oldu.
değiştir Balkan devletlerinin Osmanlı Devleti'nden ayrılış tarihleri
| Ülke | Özerklik | Bağımsızlık | Kimden |
|---|---|---|---|
| Yunanistan | 1829 | 1830 | Osmanlı Devleti |
| Sırbistan | 1829 | 1878 | Osmanlı Devleti |
| Karadağ | - | 1878 | Osmanlı Devleti |
| Romanya | 1856 | 1878 | Osmanlı Devleti |
| Bulgaristan | 1878 | 1908 | Osmanlı Devleti |
| Arnavutluk | - | 1912 | Osmanlı Devleti |
| Türkiye | - | 1922 | Osmanlı Devleti'nin yıkılışı |
