Jakas reklama 

 

Masumiyet Müzesi

Kitabın kapağı
Yazarı Orhan Pamuk
Kapak tasarımı Hakkı Mısırlıoğlu
Ülke  Türkiye
Özgün dili Türkçe
Konu(lar) Aşk
Türü Roman
Yayınevi İletişim Yayınları
Anadilinde
basım tarihi
29 Ağustos 2008
Yayın ortamı İstanbul
Sayfa sayısı 592 sf.
Boyut ve ağırlık 14 x 20 cm
Anadilinde ISBN ISBN 9789750506093
Önceki eser İstanbul: Hatıralar ve Şehir

Masumiyet Müzesi, Nobel ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk'un 29 Ağustos 2008[1] tarihinde İletişim Yayınları tarafından piyasaya sunulan ve kızı Rüya'ya ithaf ettiği[2] aşk romanıdır. Günlük hayat, resim, arkadaşlık, yalnızlık, mutluluk, gazeteler ve televizyon, aile gibi konuları barındıran roman, Pamuk'un 10 yıllık çalışması sonucu oluşturuldu.[3] Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları romanından sonra en uzun romanıdır.[4] Roman Türkiye'de piyasaya çıktıktan sonraki ilk üç günde en çok satanlar listesinde birinci sıraya yerleşti.[5]

1975 yılı ile başlayan kitapta, tekstil zengini Basmacı ailesinin okumuş 30 yaşındaki oğulları Kemal ile uzak akrabaları, yoksul Keskin ailesinin 18 yaşındaki güzel kızı, tezgahtarlık yapan Füsun arasındaki aşk anlatılmaktadır.

Masumiyet Müzesi'nin çeviri hakları kitap basılmadan satıldı ve Türkiye'den sonra ilk kez Almanya'da Museum der Unschuld adıyla 100.000 adet basılacak.[4]

« Öteki romanlarımdan farklı, şaşırtıcı 500 sayfalık bir aşk romanı. İleride bu romanla hatırlanacağıma inanıyorum.[6] »

Konu başlıkları

değiştir Yazılış süreci

Orhan Pamuk, romanına Kar romanını yayınladıktan sonra başladı. Fakat bir yıl sonra romanı yazmayı bıraktı ve İstanbul: Hatıralar ve Şehir adlı anı kitabını yazdı. Ardından tekrar romana döndü.[4] Romanı bitiren yazar, Nobel ödülü sonrası programının yoğunluğu nedeniyle yayını gecikti. [7] Yazar, romanın toplamak, saklamak, koleksiyon yapmakla ilgili olan kısımları için müzecilik tarihini araştırdı. Avrupa ve Asya'da birçok müze gezdi.[6]

değiştir Yayın süreci

Roman, basılmasından önce kitaptan iki bölüm Sabah gazetesinde tefrika edildi.[8] Daha önceki yıllarda da yazar batı basınına yazdığı çeşitli makalelerin Sabah’ta basılmasına izin vermişti.[9] Roman, kitap olarak 29 Ağustos 2008 tarihinde İletişim Yayınları tarafından yayınlandı. İlk basımında 100 bin adet basılan Masumiyet Müzesi'nin çeviri hakları, daha kitabın yazılması bitmeden 30`un üzerinde dilde yayımlanmak üzere satıldı.[10]

Kültür ve Turizm Bakanlığı, eserin `korsan baskısının` yapılabileceğini göz önünde bulundururarak önceden tedbir aldı. Bakanlık tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü ile il denetim komisyonlarına korsanla mücadele kapsamındaki yasaların titizlikle ve hızla uygulanması için yazı gönderildi.[11] Fakat İletişim Yayınları tarafından ilk basımda yüz bin adet basılan kitabın korsan baskıları da en çok satanlar arasında girdi. 592 sayfalık `Masumiyet Müzesi`nin korsan basımının birazcık kısa olan boyu dışında aslından farkı olmaması ve fiyatının daha ucuz olması, okuru korsana götüren nedenler arasında yer aldı.[12]

Pamuk, romanını Viyana`daki Burg tiyatrosunda tanıttı. Tiyatro sahnesinde romanından bazı bölümleri Türkçe olarak okuyan Pamuk, romanında `sınırsal bir durum üzerine oturtulmuş bir aşk hikâyesini` yazdığını belirtti.[13]

değiştir Etkileri

Kitabı okuduktan sonra romanın baş karakterlerinin aşkından etkilenen Türk pop müziği sanatçısı Nazan Öncel, kitaptan aldığı ilhamla 'Canım Benim Nasılsın' adlı bir şarkı yazdı.. [14]

Başka Kültür-Sanat Dergisi, yayınladığı 4. sayısında 12 Eylül 1980'den Ergenekon'a uzanan darbeler tarihinin sanata etkisini gündemine aldı ve derginin kapağında Masumiyet Müzesi romanının kapağı yer aldı. Fakat derginin editörü tarafından romanın kapağı biraz değiştirilerek “Masumiyet Müzesi” ismi “Mahkumiyet Müzesi” olarak taşındı.[15]

değiştir Konu

Uyarı: Yazının devamı, eserin konusu hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.
« “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” »
(Kemal Basmacı, kitabın ilk cümlesi.)

Tekstil zengini Basmacı ailesinin iyi okumuş 30 yaşındaki oğulları Kemal'in Sibel ile nişanlanmaya doğru giden bir ilişkisi vardır. Sibel'e çanta almak için gittiği dükkanda yıllardır görmediği Füsun ile karşılaşır. Füsun'dan etkilenen Kemal, zamanla Füsun ile buluşmaya ve birlikte olmaya başlar. Füsun tezgahtarlık yapmanın dışında üniversite sınavlarına hazırlanmakta ve Kemal ile birlikte olduğu anlarda ayrıca matematik de çalışmaktadır.

Günler süren buluşmaları Kemal'in Sibel ile olan nişanından sonra kesilir. Kemal, Füsun'u aynı dairede aynı saatte sürekli beklemektedir fakat Füsun, buluşmaya gelmemektedir. Füsun'a ulaşamayan Kemal mutsuz günler geçirmeye başlar. Sibel'den ayrılır ve Füsun ile seviştiği dairede Füsun'un eşyaları ile birlikte zaman geçirir.

Kemal'in babasının ölmesiyle Füsun'dan Kemal'e taşındıkları evin adresini içeren bir not gelir. Kemal, verilen adrese gittiğinde Füsun'un evlendiğini öğrenir. Füsun'un beş ay önce evlendiği kocası Feridun, Füsun'a çocukluğundan beri âşık, şişman ve sevimli, işsiz bir genç sinemacıdır. İlerleyen zamanlarda Kemal, Füsunlara gidip gelmeye başlar ve Füsun'un kendisine ulaşmasının asıl nedeni kocasının çekeceği Yeşilçam filmi için ortaya sermaye koyması olduğunu anlar. Kemal, Füsun ile olan ilişki kopmasın diye Füsun'un başrolünde oynayacağı, Feridun'un çekeceği filmin finansörü olmaya karar verir. Füsun, Kemal ve Füsun'un kocası Feridun, akşamları beraber yazlık sinemalara gidip film izlemektedirler. Füsun, Kemal'i eve davet etmesine rağmen, ona yakın davranmamaktadır. Nadiren anlık yakınlaşmalar olsa da ortak geçmişlerine dair bir işaret vermemesi Kemal'i ondan uzaklaştırmamaktadır. Füsun'un annesi Nesibe Hanım'ın, Füsun'un evliliğinin namusu kurtarmak için yapılmış geçici bir ilişki olduğunu anlatması ve er geç Füsun'la birlikte olacaklarını ama sabırla beklemesi gerektiğini öğütlemesi Kemal'e şevk vermektedir.

Kemal zamanla Füsun'u bir gün kaybedeceği korkusuyla ona ait nesneleri gizlice almaya başlamakta, suçunu örtmek için de her hırsızlık ertesinde eve değerli hediyeler getirmektedir.

Kemal, Füsun'un başrolünde oynayacağı film için Limon Filmcilik'i kurar. Fakat ne Kemal ne Feridun, Füsun'un filmde oynamasını isterler. Onun yerine daha sonraları Feridun'un gönül verip yaşamaya başlayacağı Papatya'yı seçerler. Film başarı getirir, fakat Füsun ile Feridun'un evliliği kopmuştur ve Kemal de bu sonuçtan memnundur.

Füsun'un babasının ölmesiyle Kemal ve Füsun birlikte olmaya doğru adım atarlar fakat Füsun, kendisinin Kemal'in ailesine, arkadaşlarına Kemal tarafından takdim edilirse ve söz, nişan, nikâh, düğün törenlerini yapılırsa evleneceğini söyler. Önce sözlenirler sonra Füsun, Kemal ve Füsun'un annesi Paris'e gitmek için arabayla yola koyulurlar. Edirne yakınlarında bir otelde dinlendikleri gecenin sabahında Füsun'un ölmesiyle, Kemal yıllar boyunca topladığı eşyayı sergileyeceği bir müze açmaya karar verir. Fusünların Çukurcuma'daki evini müze haline getiren Kemal, müzenin kataloğunu roman biçiminde yazılması için yazar Orhan Pamuk'a teklif götürür ve Pamuk kitabı yazmayı kabul eder.

« Herkes bilsin çok mutlu bir hayat yaşadım. »
(Kemal Basmacı, kitabın son cümlesi.)
Uyarı sonu.

değiştir Eleştiriler

Seher Kadıoğlu, kitabın müze fikri ile iyi bir proje olduğunu ve daha kalıcı olacağını belirttiği eleştirisinde, yazarın her kitabında farklı konular seçmesi üzerine bu kitapta da "hikâyenin nasıl döneceği?" kurgusu okuru meraklandırdığını fakat Masumiyet Müzesi 'nin tıka basa konu, karakter yüklenmiş bir eser olduğunu belirtti.[16] Aynı eleştirisinde romanın, kendisini okuttuğunu, Türk filmi gibi kaleme alınmış hikayenin, eski Türk filmlerinden farkı, masumiyetin olduğunu ifade etti. Nesibe Hala, emekli öğretmen Tarık Bey, Füsun`un eşi Feridun; Kemal`in duygularına karşı farkındalık sorunu yaşadıklarını ve Kemal ile yazarın bunu görmezden geldiğini belirten Kadıoğlu, bunun inandırıcı olmadığını, aynı durumda evli olan Kemal olsaydı Türkiye`nin önemli kadınları ayağa kalkacağını belirtti. Kemal`in sayfalar boyunca anlattığı sekiz sene süren misafirlik günleri okuyucu için sıkıcı ve yorucu olduğunu ve hikâyedeki aşkın o kadar büyük bir aşk olmadığını yazdı.

Edebiyat eleştirmeni Pakize Barışta'nın Taraf gazetesinde Masumiyet Müzesi için yazdığı eleştirisinde, romanda kimi zaman duygunun genişletilmiş hallerinin var olduğunu, kimi zaman da durumun fazlasıyla abartılmış halleriyle yer aldığını belirtti.[17] Romandaki insani yüzeyin dayanağı olan gerçeklik ile, kurgulanmış olan gerçeklikler arasındaki uyumsuzluğun, romanın şiirine zarar verdiğini; Kemal'in aşkının ise gerçekliğin zorlanması olduğunu yazdı. Eleştirmen, "Masumiyet Müzesi’nde delice bir aşık olma durumu mu var?, Yoksa delice bir tutku hali mi? " sorularını sorduğu yazısında romanın aşk romanından ziyade tutku romanı olduğunu belirtti. Barışta'ya göre Füsun'un fiziksel özellikleri dışında tanıtılmaması, okurun Kemal’in Füsuna neden bu derece sevdalandığını anlamada zorluk yarattı. Ayrıca Barışta, gerçek hayata da taşınan müze meselesine sıcak bakmadığını, bunun sadece bir ısrar olduğunu ve bir iletişim stratejisi olabileceğini yazdı ve "Neden hayali bir kahramanın, sağdan soldan derlenmiş hayal mahsulü objelerini gidip görmek istesin ki okur?" sorusunu sordu.

Akşam gazetesinde yazan Nagehan Alçı, kitabın sosyolojik çözümlemesinin detaylı bir şekilde yapılması gerektiğini belirtti.[18] Batılı zihniyeti temsil eden bir çevreden gelen Kemal ile yazarın Doğu’ya atıfta bulunduğu bir dünyaya ait olan Füsun'un arasındaki aşkın, Pamuk'un doğu-batı ilişkisine nasıl baktığını açıkladığını yazdı. İki sevgilin uc noktaları temsil etmesiyle aralarındaki aşkın imkansızlaştığını belirten Nagehan Alçı, bunu oryantalizme bağladı. Ayrıca Nagehan Alçı, kitapta yer alan batıya özenmenin günümüzde de var olduğunu ve geçmişten bugüne bunun kastlaştığını ifade etti.

Radikal gazetesinin Kitap ekinde kitabın eleştirisini yapan A. Ömer Türkeş, zengin-fakir ilişkisi gibi unsurları barındıran romanda tipik bir Yeşilçam kalıbı kullanıldığını yazdı.[19] Pamuk’un anlattığı aşkın, Cumhuriyet Türkiyesi’nin modern muhafazakâr karakterinden kaynaklanan bir aşk türü olduğunu, 592 sayfalık romanın her parçasını birbirine bağlayan kusursuz kurgu sayesinde, yazarın taklit ettiği melodramların saçmaya varan rastlantısallıkları, onun hikâyesinde nedenselliğe dönüştüğünü belirtti. Türkeş'e göre Pamuk dikey bir üslup kullanmış, böylece uygusal içeriği yoğun konuları yeri geldiğinde yalın, serinkanlı, duygusuz bir dille anlatmayı başarmış. Gerek anlatıcının konumu gerekse de üzerinde durulan temalar açısından Masumiyet Müzesi’nin Proust’un Kayıp Zamanın İzinde’sini çağrıştırdığını yazdı.

değiştir Müze fikri

"İnşaatı sürerken içeriği de gelişen, nesneyle kurgunun iç içe geçmiş gerilimli ilişkisi üzerine kurulmuş bir proje."
Prof. İhsan Bilgin

Masumiyet Müzesi'nin ana karakterleri Kemal ile Füsun'un arasında geçen ilişkide, Kemal, Füsun'un ardından Füsun'un sarı ayakkabıları, küpesinin teki gibi nesneleri toplar. Pamuk da romandaki yıla ait bu nesneleri toplayarak, satın aldığı bir binada bu nesnelerin sergilendiği bir müze açacağını ifade etti.[20] Avrupa ve Asya'da bir çok müze gezen yazar, İstanbul Çukurcuma'da yıllar önce satın aldığı binanın restorasyonunu profesör İhsan Bilgin'e yaptırdı.[20] "Eski Brukner Apartmanı" tipi bir arsaya yapılan müze, 2003 yılında tamamlandı.[21] Kitapta bu müzeye giriş bileti ve müzenin bulunduğu yerin haritası kitabın 574. sayfasında yer alıyor.[22] Müzenin açılışı 2010 yılında gerçekleşecek.[23]

değiştir Dış bağlantılar

değiştir Kaynakça

  1. ^ Masumiyet Müzesi (Türkçe dilinde) (HTM). 26 Ağustos 2008, Salı tarihinde erişilmiştir.
  2. ^ Masumiyet Müzesi'nin kapıları açılıyor (Türkçe dilinde). Milliyet Gazetesi. 2 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  3. ^ 'Masumiyet Müzesi' cumaya açılıyor! (Türkçe dilinde). Radikal Gazetesi, Kültür-Sanat. 26 Ağustos 2008, Salı tarihinde erişilmiştir.
  4. ^ a b c Masumiyet Müzesi Haberleri (Türkçe dilinde). 26 Ağustos 2008, Salı tarihinde erişilmiştir.
  5. ^ ‘Masumiyet Müzesi’nin 2. baskısı yolda (Türkçe dilinde). 2 Eylül 2008, Salı tarihinde erişilmiştir.
  6. ^ a b Tuluhan Tekelioğlu. Babam için yazarlar, din adamları ve paşalardan çok daha önemliydi (Türkçe dilinde). Aktüel Dergisi. 26 Ağustos 2008 tarihinde erişilmiştir.
  7. ^ Masumiyet Müzesi (Türkçe dilinde). İnternet Haber (17 Ağustos 2008 Pazar). 26 Ağustos 2008, Salı tarihinde erişilmiştir.
  8. ^ Orhan Pamuk'tan "Bir aşk romanı". Sabah Gazetesi. 2 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  9. ^ Oray Eğin. Orhan Pamuk’un Sabah’ı (Türkçe dilinde). Akşam Gazetesi. 2 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  10. ^ Pamuk`un Son Romanı Okurla Buluştu (Türkçe dilinde). 2 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  11. ^ Masumiyet Müzesi’ne bakanlık koruması. yenimesaj.com.tr. 14 Ekim 2008 tarihinde erişilmiştir.
  12. ^ İğrek, Musa (16 Eylül 2008). Masumiyet Müzesi 'korsan'da yok satıyor pp. Kültür Sanat. Zaman gazetesi. 14 Ekim 2008 tarihinde erişilmiştir.
  13. ^ "BSon romanını Viyana'da tanıttı", Sabah. 25 Kasım 2008 tarihinde erişilmiştir.
  14. ^ "'Masumiyet Müzesi' Nazan'a ilham oldu", Sabah gazetesi, pp. Kültür Sanat. 25 Kasım 2008 tarihinde erişilmiştir.
  15. ^ "Başka Kültür-Sanat Dergisi'nin 4. Sayısı Çıktı", Bianet. 25 Kasım 2008 tarihinde erişilmiştir.
  16. ^ Kadıoğlu, Seher (13 Ekim 2008). Masumiyet Müzesi = Akıllı Proje. Haber 7. 14 Ekim 2008 tarihinde erişilmiştir.
  17. ^ Barışta, Pakize (7 Eylül 2008). Masumiyet Müzesi. Taraf. 14 Ekim 2008 tarihinde erişilmiştir.
  18. ^ Alçı, Nagehan (3 Eylül 2008). Pamuk oryantalizmi. Akşam gazetesi. 14 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  19. ^ Türkeş, A. Ömer (5 Eylül 2008). Kırık bir kalbin romanı. Radikal gazetesi. 17 Ekim 2008 tarihinde erişilmiştir.
  20. ^ a b Kitapla birlikte müze (Türkçe dilinde). Sabah Gazetesi. 2 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  21. ^ "Masumiyet Müzesi" gerçek oluyor. cnnturk.com. 16 Ekim 2008 tarihinde erişilmiştir.
  22. ^ Banu Güven. 574. sayfayı aralayıp müzeye gideceğim (türkçe dilinde). Radikal Gazetesi, Cumartesi eki. 2 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.
  23. ^ İddiasız roman olmaz! (Türkçe dilinde). 2 Eylül 2008 tarihinde erişilmiştir.



Kuchenki swiateczne Bielizna poker zasady burton snowboard